BP’nin Türkiye’den çekilmesi siyasi mi ticari mi?

Feramuz ERDİN

Shell’in Küresel eski CEO’su Peter Voser Türkiye ziyaretinde kendisine güvenlik üzerine sorulan bir soruya aynen şu şekilde yanıt vermişti: “Bizim petrol arama – çıkarma faaliyetinde bulunduğumuz neredeyse tüm coğrafyalarda siyasi belirsizlik, çatışma, kargaşa ve hatta savaşlar mevcuttur. Biz planlarımızı ve hazırlıklarımızı bu gerçeğe uygun olarak yaparız. Orada yaşanacak olumsuzluklara dayanacak mali gücümüz her zaman vardır.”

BP’NİN İMAJI O OLAYDA YARA ALMIŞTI

2010 yılında Meksika Körfezinde BP tarafından işletilen Deepwater Horizon isimli petrol platformunda bir kaza yaşanması üzerine 11 çalışan hayatını kaybetmiş ve yaklaşık 8 milyon metreküp ham petrol denize karışmıştı. Yaşanmakta olan bu çevre felaketi esnasında BP’nin tedbirleri ağırdan alması, o zamanki CEO Anthony Brian Hayward’ın olay olduğu anda tatilini bile yarıda kesmemesi ve ardından da kamuoyunu yanıltıcı bilgiler vermesi şirketin ağır imaj kaybına neden olmuştu.

Bu olayın tazminat ve düzeltici operasyonlarının şirkete 20 milyar dolara yakın zarar neden olduğu belirtilmektedir.

ENERJİ ŞİRKETLERİNİN ANA FAALİYET ALANLARI

1. Petrol arama ve çıkarma: Sektörün en büyük gelir kaynağı ve doğal olarak en büyük maliyet alanı ham petrol arama ve çıkarma faaliyetleridir. Çok yüksek ve pahalı mühendislik hizmetleri gerektirmektedir.

2. Enerji nakil hatları: Ülkemizdeki birçok doğalgaz ve petrol iletim hatları uluslararası ortaklık ve işbirliklerinin sonucunda faaliyet göstermektedir. Bunlar arsında BTC, Türk Akımı gibi projeler bulunmaktadır.

3. Akaryakıt dağıtım faaliyetleri: EPDK lisansı altında yürütülen akaryakıt depolama, dağıtım ve perakende hizmetleridir. Ham petrolü işleyen akaryakıt rafinerileri de bu kapsamda değerlendirilebilir.

4. Alternatif enerji kaynakları: Karbon esaslı kaynakların azalması ve zararlarının dünyadaki doğal dengeyi tehdit etmeye başlaması üzerine başta küresel şirketler olmak üzere dünya, doğa dostu ve yenilenebilir enerji kaynakları arayışına girmiştir. Burada başı yine mevcut küresel enerji şirketlerinin çekmesi kimseyi şaşırtmamalıdır.

TÜRKİYE PİYASASINDA REKABET NASIL?

Petrolde dış kaynağa muhtaç olan Türkiye’de akaryakıt dağıtım sektörü Enerji Piyasası Denetleme Kurumu’nun gözetiminde hizmet veren yerli ve yabancı sermayeli şirketlerden oluşmaktadır. Küresel firmalar ile yerli firmaların operasyon maliyetleri, kar marjının görece sınırlı olduğu akaryakıt ve sıvı gaz dağıtımı sektöründe rekabetin ana unsurudur. Küresel firmaların tabi oldukları kurumsal veya küresel yükümlülükler veya sınırlamalar onların operasyon maliyetlerini bazen oldukça artırabilmektedir.

Bugün yurt içinde dahi bazı akaryakıt depolama ve dolum tesisi çeşitli akaryakıt firmaları tarafından JV – Ortaklık olarak işletilmektedir veya diğer firmalardan hizmet satın alma yoluyla faaliyet göstermektedir.
Yani A firmasına ait akaryakıt tankerleri B firmasına ait dolum tesisinden dolum yapmaktadır. Buralarda her firmanın ayrı akaryakıt tankı ve katkı ekleme süreçleri bulunmaktadır. Bu şekilde depolama ve yükleme operasyon süreçlerinin maliyetleri düşürülmektedir.

TÜRKİYE’DEKİ BELLİ BAŞLI FİRMALARIN DURUMU

Shell Turcas: Shell, Türkiye akaryakıt dağıtım sektöründe rekabetçi olabilmek amacıyla yerli ortakları Turcas ile birlikte faaliyet yürütmektedir. Yönetim süreçleri Shell tarafından sürdürülmektedir.
Total Energies: Bir süre önce isim hakları ile birlikte Türkiye’deki tüm operasyonları ve mal varlıklarını Demirören grubuna devrederek sektörden çekilmişlerdir.

Petrol Ofisi: İlk yerli markamız olan PO’nun şimdiki sahibi bir Hollanda Şirketi olan Vitol’dür.

OPET: TÜPRAŞ ve Öztürk Yatırım AŞ ortaklığı ile kurulan halka açık şirkettir.

BP TÜRKİYE’DEN NEDEN AYRILIYOR?

BP’nin mevcut varlıklarını PO’ya devrederek piyasadan çekilmesindeki en önemli neden yüksek operasyonel maliyetler ile firmanın Türkiye pazarına olan iştahı olmalıdır? Küresel BP yönetimince alınan çeşitli stratejik kararlar arasında verimsiz yerlerde akaryakıt dağıtım sektöründen çekilerek alternatif enerji kaynaklarına yönelmek de bu nedenlerden birisi olabilir?

Bu şekilde karar alan bazı başka firmaların da gelecek süreçte kendileri açısından verimsiz buldukları Türkiye akaryakıt dağıtım sektöründen çekilmeleri bizler için sürpriz olmamalıdır.

Kesinlikle emin olunması gereken bir şey ise bu firmaların kararlarının siyasi değil her hâlükârda ticari olduğudur.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x